Reach Us +44-7482876202

Some physico-chemical features of lake Ulugöl (Ordu-Turkey)

Beyhan Taş* Ahmet Yavuz Candan, Özgen Can and Sertan Topkara

Ordu Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Biyoloji Bölümü Perşembe, Ordu

*Corresponding Author:
Beyhan TAŞ
Ordu Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü 52750 Perşembe
Ordu-TÜRKİYE
Tel:
(+90 452) 517 44 41/3544
Fax:
(+90 452) 517 43 68
E-mail:
[email protected] [email protected]
 
Visit for more related articles at Journal of FisheriesSciences.com

Abstract

Lake Ulugöl is a small lake in Ulugöl Natural Park in Gölköy-Ordu. The lake has 1200 m altitude, an area about 39 decare and average 15 m depth. It has occured in the pit area resulting from landslides. Lake Ulugöl is differentiated from other landslide dammed lakes according to its formation in the Black Sea Region. Hydrophytes such as Carex, Equisetum, Juncus, Myriophyllum, Potamogeton, Typha are quite abundant in littoral zone surrounded by Fagus forests. For stocking studies, 20000 unit young Cyprinus carpio was introduced in to the lake in 1994. Salmo trutta abanticus that is an endemic species in Lake Abant and its environment was introduced in to the lake, with a project started in 2008. In this study, some physico-chemical parameters in the surface waters of the lake have been seasonally investigated between September 2006 and August 2007. Also, the lake water has been evaluated with respect to its water quality and aquaculture potential. The analysis showed that the lake water has first class quality with regard to Turkish Water Pollution Control Regulation (WPCR) and Drinking and Using Standards (EC, WHO, EPA, TS 266). Eutrophication limit value has not been exceeded during the study. The lake water is suitable for cold water fish species. The lake and its surrounding have excellent features concerning recreational and ecotourism potential.

Keywords

Ulugöl, Tatlısu, Fiziko-kimyasal parametreler, Su kalitesi standartları

Giriş

Günümüzde özellikle hızlı nüfus artışı sebe-biyle çevre sorunları yaşanmaktadır. Bunların içinde en önemlisi tüm dünya ülkelerinin de so-runu olan su kirliliğidir. Su kaynakları hem hızla kirlenmekte hem de kullanılabilir tatlısu kaynak-ları yetersiz kalmaktadır. En önemli tatlısu re-zervlerinden olan göller; doğal güzellikleri, içer-diği biyolojik çeşitlilik, rekreasyonel kullanım-ları, hidrolojik döngüdeki rolü gibi birçok özel-likleriyle önemli doğa alanlarıdır. Bu ortamda yaşayan canlıların beslenme, büyüme, üreme gibi yaşamsal işlevleri sucul ekosistemin fiziko-kim-yasal özellikleri yani su kalitesi ile yakından iliş-kilidir. Su kalitesi, suyun faydalı bir şekilde kul-lanılmasını etkileyen bütün fiziksel, kimyasal ve biyolojik faktörleri içine alan bir ifadedir. Suyun kalitesini değiştiren çeşitli faktörlerin bilinmesi, kullanım amacına uygunluğunun değerlendirile-bilmesi açısından büyük önem taşımaktadır (Ak-yurt, 1993). Su kalite standartlarının iyi olması için bu kaynakların ekolojik olarak iyi yönetil-mesi gerekir. Bu konuda özellikle su kalitesi, nütrient dinamikleri, kirlilik kontrolü gibi konular üzerinde son yıllarda göllerde önemli araştırmalar yapılmaktadır (Cooke ve ark., 1993; Li ve Yang, 1995; Moss ve ark., 1996; Havens ve ark., 2001; Karakoç ve ark., 2003; Beklioğlu ve ark., 2003). Avrupa’da ise Su Çerçeve Direktifi (WFD, 2000)’nin hedefleri doğrultusunda tüm Avrupa sularının biyolojik kalite unsurları, hidromorfolojisi ve fiziko-kimyasal özellikleri belirlenerek, ekolojik ve kimyasal olarak en kısa zamanda iyi duruma getirilmesi hedeflenmekte-dir.

Tatlısuya olan ihtiyacın artması nedeniyle, bu ekosistemlerin hangi amaçlarla kullanılabilece-ğini belirlemek, ekolojik özelliklerini tespit et-mek gerekir. Bu amaçla, çevresel kirlilik kaynağı olmayan, henüz bozulmamış doğal bir ekolojik yapıya sahip tatlısu özelliği taşıyan Ulugöl (Ordu)’de suyun bazı fiziko-kimyasal özellikleri incelenerek su kalitesi belirlenmeye çalışılmıştır.

Analiz sonuçları Su Kirliliği Kontrol Yönetme-liği’ne göre değerlendirilmiş, göller, göletler, bataklıklar ve baraj hazneleri için verilen ötrofikasyon kontrolü sınır değerleri ile karşılaştı-rılmıştır (SKKY, 2004). Ayrıca, içme suyu kalite kriterleri (EC, 1998; WHO, 1999; EPA, 2002; TS 266, 2005) ve balık yaşamı açısından uygunluğu tartışılmıştır. İncelenen parametreler gölün mev-cut besin düzeyinin belirlenmesini sağlarken, gölün farklı amaçlı kullanımlarına yönelik bir veri tabanı oluşturacaktır.

Materyal ve Metot

Araştırma alanı

Ordu ili Gölköy ilçesinde bulunan Ulugöl, il merkezine 74 km uzaklıktadır. Ulugöl Tabiat Parkı (1194 -1240 m, 26.56 ha) içinde bulunan göl doğal bir ekosistem içinde, bozulmamış, çev-resinde herhangi bir kirlilik kaynağı olmayan, kayın ormanlarıyla çevrili küçük bir göldür (Şekil 1). 1200 m rakımda, 39 dekar alana sahip olan Ulugöl, heyelan kütlesinin oluşturduğu boşluk alanda oluşmuştur. Oluşum şekliyle Karadeniz Bölgesi’ndeki heyelan setti göllerinden farklıdır (Özdemir, 2006). Gölün sığ litoral bölgelerinde Carex, Equisetum, Juncus, Myriophyllum, Potamogeton, Typha gibi emers ve submers tip hidrofitler yaygın olarak bulunur. Ulugöl’de ba-lıklardan Cyprinus carpio ile Salmo trutta abanticus yaşamaktadır. Ordu Tarım İl Müdür-lüğü iç sularda balıklandırma çalışmalarında göle 1994 yılında 20000 adet aynalı sazan yavrusu bı-rakmıştır. Abant’ta, Yedigöller’de ve bu civar-daki sularda yaşayan endemik bir tür olan Salmo trutta abanticus ise Çevre ve Orman Bakan-lığı’nın 2008 yılında Ordu’da başlattığı proje ile göle bırakılmıştır. Bu projede; Ordu’da iç sularla ilgili özellikle göllerin ekolojik yapılarına uygun türlerin araştırılması amaçlanmıştır. 40 g civa-rında göle bırakılan balığın yaklaşık bir yıl sonra 260 g civarına kadar geliştiği görülmüştür.

fisheriessciences-geographic-location

Şekil 1. Ulugöl’ün coğrafik konumu
Figure 1. The geographic location of Lake Ulugöl

Ulugöl küçük ve çevresinde herhangi bir kir-lilik kaynağı olmadığı için, gölün fiziko-kimyasal özelliklerini belirlemek amacıyla orta bölgesin-den bir istasyon belirlenmiştir. Aylık olarak Eylül 2006-Ağustos 2007 tarihleri arasında bu istas-yondan yüzeyin hemen altından örnekleme ya-pılmıştır. İklim ve arazi şartlarının elverişsiz ol-duğu kış aylarında (Aralık 2006 ve Ocak 2007) göle ulaşılamamıştır. Sıcaklık, pH, çözünmüş ok-sijen, iletkenlik ve TDS parametreleri (Eutech Instruments CyberScan Waterproof Series DO 100 ve PC 300 multiparametre cihazı), toplam sertlik (Merckoquant total hardness) ve ışık ge-çirgenliği (Secchi diski derinliği) yerinde ölçül-müştür. Diğer analizler için (amonyak-N, amon-yum-N, nitrit-N, nitrat-N ve toplam fosfor) plas-tik kaplara alınan numuneler hava ile teması ke-silecek şekilde tam doldurularak analizi hemen gerçekleştirmek üzere laboratuvara getirilmiştir. Bu kimyasal parametrelerin analizi kitler yardı-mıyla (Merck Spectroquant) spekrofotometrik yöntemle (Schimadzu UV-1800) tespit edilmiştir. Seston analizi (AKM) standart teknik kullanıla-rak yapılmıştır (APHA, 1985).

Bulgular ve Tartışma

Kaynak ve yağmur suları ile beslenen Ulugöl’ün suyu tatlı, berrak ve kokusuzdur. Gö-lün sığ olan litoral bölgelerinde hidrofitler yay-gındır. Bu bitkiler göl suyunun berrak bir yapı kazanmasına katkı sağlamışlardır. Suiçi bitkilerin sığ göllerin trofik yapısı, dinamikleri ve su ber-raklığı üzerinde önemli etkileri olduğu bildiril-miştir (Scheffer ve ark., 1993). Hidrofitler göl ekosisteminde, su kalitesinin belirlenmesinde ve balık komüniteleri için önemli rol oynarlar. Gölde besin tuzu yüklemesi arttıkça, bitki biyokütleleri artarak besin tuzları bitki ve epifit-lerde sabitlenir ve yaz aylarında fitoplanktona daha az besin tuzu kalır. Ayrıca, suiçi bitki mik-tarında artış olması, dip çamurunun dibe daha hızlı çökmesiyle askıdaki katı maddenin azalma-sına ve sedimandan suya daha fazla besin tuzu salınmasına engel olabileceği bildirilmiştir (Carpenter ve Lodge, 1986). Araştırma süresince yapılan gözlemlerde Ulugöl’ün berrak bir su gövdesine sahip olduğu görülmüştür.

Ulugöl’de yapılan araştırmada bazı fiziko-kimyasal özelliklere ait parametreler Tablo 1’de mevsimsel olarak verilmiştir. Parametrelerin or-talama değerleri Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği (SKKY, 2004) kalite sınıfları ve içme suyu stan-dartlarıyla karşılaştırılmıştır (Tablo 2-3).

fisheriessciences-seasonal-variation

Tablo 1. Ulugöl’de bazı fiziko-kimyasal parametrelerin mevsimsel değişimi
Table 1. The seasonal variation of the some physico-chemical parameters in Lake Ulugöl

fisheriessciences-water-quality-class

Tablo 2. Ulugöl’ün su kalite sınıfları ile karşılaştırılması
Table 2. Comparison with water quality class of Lake Ulugöl

fisheriessciences-drinking-water-standards

Tablo 3. Ulugöl’ün içme suyu standartları ile karşılaştırılması
Table 3. Comparison according to drinking water standards of Lake Ulugöl

Sıcaklık, suyun viskozitesini ve yoğunluğunu de-ğiştirmesi, su ortamında meydana gelen biyo-kimyasal reaksiyonların hızını ve gazların eriye-bilirliliğini etkilemesi bakımından sucul yaşam için çok önemli bir parametredir. Başta balıklar olmak üzere suda yaşayan canlıların metaboliz-malarının sıcaklık ile değişim gösterdiği bilinir. Örneğin sazan, euriterm olduğu halde, ancak be-lirli sıcaklıklardan sonra beslenmeye (8-10 °C) ve üremeye (15 °C) başlamaktadır (Nikolsky, 1963). Alabalıklar için en uygun su sıcaklığı 8-16°C’dir (Özdemir, 1994). Ulugöl’ün su sıcaklığı 6,6-22,03 °C arasında değişmiştir. Sazanlar için op-timal beslenme sıcaklığının 23 °C olduğu (Alpbaz, 1984), salmonid balıklarının buz tutan sular altında ve sıcaklığın 25°C’ye ulaştığı su-larda yaşayabildiği (Akyurt, 1993) dikkate alın-dığında Ulugöl’ün balık yetiştiriciliği için uygun olduğu görülmektedir (Tablo 4). SKKY’ye göre gölün su kalitesi I. sınıftır.

fisheriessciences-aquaculture-Lake

Tablo 4. Ulugöl’ün balık yetiştiriciliği açısından karşılaştırılması
Table 4. Comparison with regard to aquaculture of Lake Ulugöl

Suyun asitlik özelliğinin bir göstergesi olan pH, canlı yaşamını etkileyen önemli faktörler-dendir. Herhangi bir şekilde kirletilmemiş olan göl sularında pH değeri 6–9 arasında değişir. Bir-çok balık türü pH 6.5-8.5 aralığında olan sularda iyi bir gelişim gösterirken (Arrignon, 1976, Dauba, 1981), pH’ı 10.8’den yüksek ve 5.0’dan düşük sular sazangiller (özellikle sazan) için öl-dürücü etki yaratmaktadır (Svobodá ve ark., 1993). Genellikle alkali sular alabalık üretimi için daha uygundur. Alabalıklar pH’sı 4.5-10 arasında olan sularda yaşayabilirlerse de en iyisi 7.5-8.0 pH içeren sulardır (Özdemir, 1994). Araştırma alanında örnekleme yapılan ayların ortalama pH değeri 8.75 olup bazik özellik göstermektedir. Karlı kış aylarında göle ulaşılamadığı için pH’nın yüksek çıkması doğaldır. Kış aylarında sıcaklığın az olması nedeniyle fitoplankton miktarı azalır, CO2 birikimi de artacağı için su asidik bir yapı kazanır. Bu durum pH’nın azalmasına neden olur. Ölçülen bu değer balık gelişimi için uygun-dur. SKYY’ye göre su kalite sınıfı I-III arasında değişmiştir. Göl suyunun pH’sı içme suyu stan-dartları ile karşılaştırıldığında EPA ve WHO standartları dışında uygun aralıklar arasında yer alır (Tablo 3).

Sucul canlılar için yaşamsal önemi olan çö-zünmüş oksijen, sıcaklığın yanında bitkilerin fo-tosentez hızına ve göllerin trofik düzeyine bağlı olarak farklılık gösterir. Suyun oksijen tutma ka-pasitesi sıcaklık, basınç ve su içinde erimiş halde bulunan tuzlardan etkilenmektedir. Balık yetişti-rilen suların oksijenle doymuş olması arzulanır. Bremond ve Vuichard (1973) sazangillerin yaşa-mını sürdürebilmesi için gereken en düşük çö-zünmüş oksijen miktarının 5.0 mg/l olması ge-rektiğini belirtmiştir. Alabalıklar için suyun ok-sijeninin en az 7 mg/l olması gerekir (Özdemir, 1994). Araştırma alanında en düşük çözünmüş oksijen değeri 8.4 mg/l, ortalama 9.5 mg/l’dir. Çözünmüş oksijen değerlerinin oldukça yüksek olması ortamın temizliğine ve fotosentetik akti-vitenin fazlalığına bağlanabilir. Bu veriler gölün çözünmüş oksijen içeriğinin balık yaşamı için uygun değerlerde olduğunu göstermektedir.

Doğal sularda en yaygın olarak bulunan azotlu bileşikler nitrit, nitrat, amonyak ve organik azot-tur. Bu bileşikler ölçülerek, suyun kalitesi hak-kında karar verilebilmektedir. Bu azotlu madde-lerin kaynağı yağmur suyu ile taşınan atmosferik azot, toprak yapısında bulunan nitrat tuzları ola- bildiği gibi, tarımsal etkinlikler sırasında toprak-tan yıkanan, evsel ve endüstriyel atıklardan suya karışan bileşikler de olabilir. Ayrıca azot bağla-yan mavi-yeşil alg tarafından atmosferik azotun bağlanması da söz konusudur. Azot canlıların ya-pısını oluşturan temel elementlerden biridir. Ge-rek canlı bünyesinde gerek besin maddelerinde ve gerekse ölü organizmalarda bulunan azot, do-ğada azot döngüsü içerisinde sürekli bir dinamik halindedir (Hutchinson, 1944). Azot bileşikleri su kirliliği açısından çeşitli etkilere sahiptir. Ötrofikasyon ve oksijen bilançosuna etkileri en önemlileridir. Su ortamına karışan azot bileşikleri birincil üretimi teşvik ederek ötrofikasyona neden olabilir. Ancak ötrofikasyonun asıl kaynağı fos-forlu bileşiklerdir (Henry ve ark., 1984). Azotlu bileşikler içme suyu kaynakları için de önemli etkiye sahiptir. Amonyumun 0.2-1.5 mg/l, nitra-tın 4.5 mg/l sınırından yüksek olması insan sağ-lığı açısından olumsuz etki yapar (Tepe ve ark., 2006).

Amonyak, hayvansal atıklardan oluşan en temel azotlu atık üründür. NH3 aynı zamanda azotlu organik maddelerin ayrışması sonucu da açığa çıkar (Tomasso, 1994). Suda NH3 birikimi sucul organizmalara toksik etki gösterir. Suda 0.017 ppm düzeyindeki NH3 konsantrasyonu ala-balıklara zararlıdır (Akyurt, 1993). Yüzey sula-rında mikrobiyolojik faaliyetler sonucu amonyak bulunmakla birlikte, sudaki NH3 bazen kirliliğin göstergesi de olabilir. Nisbet ve Verneaux (1970)’ye göre amonyak azotu 1 mg/l’den yük-sek olan sular ciddi boyutta kirli olarak değerlen-dirilmektedir. Ulugöl yüzey suyunda NH3-N 0.012 mg/l olarak tespit edilmiştir. Ulugöl’de kirlilik baskısı söz konusu değildir.

Amonyum iyonu, suda yaşayan organizmalar için önemli ölçüde toksik değildir. Temiz ve bol oksijenli sularda NH4+ çok düşük düzeylerde bulunmaktadır. Sucul canlıların atık maddesi olup tekrar organizmalar tarafından absorblanır. NH4+ birçok alg ve yüksek bitkiler tarafından doğrudan alınabilir. Genellikle 1 mg/l veya daha az olması gerekir. Bol oksijenli sularda amon-yum iyonuna çok az miktarda rastlanır (Cirik ve Cirik 1999). NH4+-N Ulugöl’de ortalama 0.343 mg/l olarak ölçülmüştür. SKKY’ye göre bu değer Ulugöl’ün su kalitesinin I. sınıf olduğu göster-mektedir. İçme suyu standartları ile karşılaştırıl-dığında uygun aralıklarda yer alır.

Nitrit, azot döngüsünün ara ürünüdür. Nitritler de nitratlar gibi plankton gelişimine katkıda bulunur. Bununla birlikte, Nisbet ve Verneaux (1970) su-daki NO2 miktarının 1 mg/l’yi geçmesi halinde kirlenmenin başlamış olduğunu ileri sürmektedir. NO2-’nin çoğunlukla doğal sularda konsantras-yonu düşüktür. Fakat organik pollusyonun ve ok-sijenin düşük olduğu yerlerde yüksek konsantras-yonlara ulaşabilmektedir. Araştırma alanında NO2--N sonbaharda eser halde, mevsimsel orta-lama olarak 0.014 mg/l olarak kaydedilmiştir. SKKY’ye göre göl suyu kalitesi II. sınıftır. Göl suyu balık yetiştiriciliği için uygun değeri taşı-maktadır. İçme suyunda nitritin hiç olmaması ge-rekir.

Nitrat, oksijence zengin sularda azotun çok yaygın görülen mineral şekli olup, algal büyü-meyi sınırlayabilen veya arttırabilen önemli bir faktördür. Yüzey sularında NO3 miktarı düşük olup genellikle 1 mg/l’den azdır, bazen 5 mg/l’ye çıkabilmektedir (Anonim, 1981). Oligotrofik su-larda azot miktarı düşük, ötrofik sularda ise ol-dukça yüksektir. Yapılan analizler sonucu Ulugöl’de ortalama NO3--N 0.115 mg/l olup, SKKY’ye göre göl suyu kalitesi I. sınıftır. NO3 alg ve yeşil bitkilerin gelişimini teşvik etmesi, dolayısıyla sazangiller gibi balıklara besin ve üreme ortamı oluşturması bakımından önemlidir. NO3’ün toksisitesi düşük olmakla birlikte, sudaki konsantrasyon miktarının 80 mg/l’nin üzerine çıkması halinde sazanlar için toksik etki yarat-maktadır (Svobodá ve ark., 1993). Ulugöl’de ha-len mevcut olan sazan türleri ve balıklandırma amacıyla bırakılan Abant alabalığı (Salmo trutta abanticus) için ekolojik şartlar uygundur. Oligotrofik özellikteki Ulugöl’de NO3 miktarı içme suyu kalite standartlarında tavsiye edilen değerlerin oldukça altındadır.

Fosfor, doğal suların verimliliğini etkileyen besleyici minerallerin en önemlisidir. Göllerde ve akarsularda çözünmüş inorganik fosfat, çözün-müş organik fosfat ve organik partiküler fosfat şeklinde bulunur. Çözünmüş inorganik fosfat fotoototrof üreticiler tarafından alınır, organik olarak bağlanır ve besin zincirine katılır (Schwörbel, 1987). Fosfat organik maddelerin bozunması, tarımda kullanılan gübrelerin yıkana-rak suya karışması, evsel ve endüstriyel atıksuların su ortamına deşarjı veya sızıntı ile suya karışmaktadır. Fosfor su ortamında mey-dana gelen ötrofikasyonun en temel elementidir (Harper, 1992). Kirlenmemiş doğal sularda ol-dukça küçük miktarlarda bulunur ve göllerin ve-rimliliğini belirler (Tepe ve Boyd, 2003). Özel-likle fotosentez yapan ototrof ve heterotrof orga-nizmaların büyümelerinde sınırlayıcı etki göste-rir. Doğal sularda toplam fosfor yoğunluğu; hav-zanın morfometresine, bölgenin jeolojik yapısının kimyasal içeriğine, suya karışan organik madde ve evsel atık özellikle deterjan olup olmadığına ve sudaki organik metabolizmaya bağlıdır. Çoğu göllerde ortalama toplam fosfor içeriğinin 0.010 ile 0.030 arasında değiştiği bildirilmiştir (Tanyolaç, 2004). Fosfor özellikle yaz aylarında algal üremeden dolayı aşırı, kış aylarında ise az kullanılmaktadır. Nisbet ve Verneaux (1970) fos-fat içeriğinin 0.15-0.30 mg/l olan sularda pro-düktivitenin yüksek olduğunu ancak bu değerin 0.30 mg/l’yi aşması halinde suyun kirlenmiş sa-yılacağını belirtmektedir. Fosfat içeriğinin 0.50 mg/l’yi aşması halinde ise aşırı kirlenme ve ötrofikasyon söz konusudur. Thoman ve Mueller (1987)’e göre toplam fosfor 10 μg/l’den küçük ise göl oligotrofik, 10–20 μg/l ise mezotrofik, 20 μg/l’den büyük ise ötrofiktir. Ulugöl’de ortalama toplam fosfat 0.010 mg/l (10 μg/l)’dir. Bu değere göre oligotrofik özellik gösteren Ulugöl, mev-simsel olarak incelendiğinde oligotrofik-mezotrofik özellik taşımaktadır (3.0-18 μg TP/l). SKKY’ye göre su kalitesi I. sınıftır.

Suyun doğal anyonlarından olan sülfat, biyo-lojik verimin artması için doğal sularda bulun-malıdır. Sülfatın ortamda yeterince bulunmaması fitoplankton gelişimini engeller ve bitkilerin bü-yümesini yavaşlatır. Doğal göllerin sülfat değer-leri 3-30 mg/l arasındadır (Atıcı ve Obalı, 1999). Sucul ortamlarda çeşitli endüstri atıkları, tarımsal faaliyetler ve evsel atıkların neden olduğu sülfat artışı kirliliğin bir göstergesidir. Sülfat içeriğinin 250 mg/l’den fazla olması ciddi derecede kirlen-meye işaret etmektedir (Nisbet ve Verneaux, 1970). Ulugöl ve çevresinde bir kirlilik kaynağı yoktur. Gölde ortalama 2.5 mg/l SO4= ölçülmüş-tür ve SKKY’ye göre su kalitesi I. sınıftır. SO4= değeri içme suyu kalite standartlarında tavsiye edilen değerlerin oldukça altındadır.

Klor canlı metabolizması için önemlidir. Tüm doğal suların önemli bir kimyasal bileşeni olan klorür iyonunun konsantrasyonu genellikle dü-şüktür. Tuzlu su girişi veya kirlenmenin olmadığı sularda klorür içeriği 10–20 mg/l arasında deği-şir. Ulugöl’de ortalama 4.25 mg/l Cl- bulunmuş-tur ve SKYY’ye göre göl suyu I. kalitedir. Klorür iyonlarının miktarı sağlıklı su için bir göstergedir. Pek çok içme suyunda klorür miktarı 30 mg/l’yi geçmemektedir (Egemen ve Sunlu, 1996). Araş- tırma alanındaki bulgular içme suyu kalite stan-dartlarında tavsiye edilen değerlerin oldukça al-tındadır. Göl çevresinde tuzluluk oranını artıra-cak evsel, endüstriyel ve tarımsal atıksu girdisi yoktur.

Elektriksel iletkenlik (EC), sudaki toplam çö-zünmüş madde miktarının bir göstergesidir. İlet-kenlik jeolojik yapıya ve yağış miktarına bağlı olarak değişim gösterir, buna karşın sudaki besin tuzlarından etkilenmez (Temponeras ve ark., 2000). Balıkçılık açısından uygun olan suların EC değerleri genellikle 150-170 μS/cm arasında değişir (Bremond ve Vuichard, 1973). Araştırma alanında EC mevsimsel olarak 160-242 μS/cm olarak kaydedilmiştir. Karlı dönemde göle ulaşı-lamamıştır. Kar sularının genellikle elektrik ilet-kenliği değerlerini düşürdüğü ifade edilmektedir (Savaş ve Cengiz, 1994). EC değeri, su ürünleri standartları ve yüzeysel su kaynaklarının kirlen-meye karşı korunması hakkındaki protokolde be-lirtilen (Uslu ve Türkman, 1987) değerlerin (150–500 μS/cm) arasında yer almaktadır.

Toplam çözünmüş katılar (TDS) doğal kay-naklardan, evsel ve endüstriyel atık sulardan ve tarımsal alanlardan kaynaklanır. Toplam çözün-müş katı madde miktarına katkıda bulunan baş-lıca iyonlar karbonat, bikarbonat, klorür, sülfat, nitrat, sodyum, potasyum, kalsiyum, magnezyum vb.dir. Ayrıca silt, kil, organik yapıdaki küçük partiküller, inorganik maddeler, çözünebilen or-ganik bileşikler, plankton ve diğer mikroskobik organizmalar TDS’yi oluştururlar. TDS miktarı içme sularının tat, sertlik, korozyon gibi özellik-lerini etkiler. Ulugöl’de ölçülen ortalama TDS değeri 117.14 ppm’dir. SKKY’ye göre I. sınıf su kalitesine uygundur. TS 266’da belirtilen 500 mg/l’lik değerin de oldukça altındadır.

Suda bulunan askıda katı madde (AKM) miktarına etki eden faktörler fitoplankton yo-ğunluğu ve göle ulaşan sel sularıdır. AKM mikta-rının aşırı artması balıklarda solungaç gibi hassas dokuların zarar görmesine, yavru ve yumurta ölümlerine yol açmaktadır (Alabaster ve Lloyd, 1980). AKM alıcı su ortamlarına evsel ve endüst-riyel atıksularla da taşınır. Bunun sonucunda su-yun bulanıklığı artar, ışık geçirgenliği azalır, fo-tosentez olayı olumsuz yönde etkilenir. Sedi-mantasyon sonucu tabanda yaşayan bentik canlı-ların substratumları olumsuz etkilenir. AKM de-ğerinin, 25–80 mg/l arası normal olduğu, 80 mg/l’nin üstündeki değerlerin sudaki canlılar açı-sından sakıncalı olabileceği belirtilmektedir. Ulugöl’ün AKM miktarı ortalama 1.24 mg/l’dir.

En fazla sonbaharda (1.9 mg/l) kaydedilmiştir. Elde edilen bu değerlerin SKKY’de belirtilen ötrofikasyon kontrolü sınır değerlerinin (5-15 mg/L) altında olduğu görülmektedir. Alabalık yetiştiriciliği için de uygundur (<25). Göl orman içinde bulunduğundan, göle evsel ve endüstriyel atıksu ve erozyon girdisi olmadığından AKM miktarı çok az çıkmıştır.

Suların içinde erimiş halde bulunan kalsiyum ve magnezyum tuzlarından kaynaklanan sertlik (acılık), suyun içme, endüstri ve hizmet alanında kullanımı için önemli bir kalite özelliğidir (Tekbaş, 1999). Ulugöl’de ortalama sertlik değeri 111.25 mg CaCO3/l olarak ölçülmüştür. İçme ve kullanma sularının sertlik sınıflandırılmasına göre gölün suyu yumuşak sudur (7.3 – 14.2 °FS). Suyun sertlik derecesinin sağlık üzerine zararlı bir etkisi yoktur.

Secchi diski derinliği (SD), su gövdesinde şeffaflığı belirlemek için kullanılan basit ve ucuz bir yöntemdir. Gölün trofik yapısının belirlenme-sinde kullanılan önemli parametrelerdendir. Su-yun berraklığı mevsimlere, suda asılı olan parti-küllere, havanın rüzgârlı oluşu, gelen ışığın şid-deti ve gelme açısına, çevre yükseltisine ve su derinliğine bağlı olarak değişmektedir. Fitoplankton yoğunluğu ve göle ulaşan sel suları da bulanıklığı etkilemektedir. SD derinliği 4 m’den büyük olan göller oligotrof, 2-4 m ise mezotroftur. Ulugöl’de ortalama SD derinliği 2.99 m, ortalama fotik derinlik ise 8.07 m’dir. Ulugöl, bu parametre bakımından mevsimsel olarak incelendiğinde oligotrof-mezotrof göl özelliği göstermektedir.

Sonuç

Ulugöl, SKKY’ye göre değerlendirildiğinde I. kalite su sınıfı özelliği taşımaktadır. TS 266, EPA, WHO ve EC’nin içme suyu standartları ile karşılaştırıldığında uygun aralıklarda olduğu gö-rülmektedir. Fiziko-kimyasal özellikler Ulugöl’ün trofik yapısının oligo-mezotrofik ol-duğunu göstermektedir. Ulugöl rekreasyonel ve ekoturizm kapsamında değerlendirilebilir çok özel bir lokalitedir. Ancak Tabiat Parkı içinde yer alan Ulugöl’ün sürdürülebilir kullanımı yönün-den doğal güzelliği ve ekolojik özellikleriyle ko-ruma altına alınması gereken önemli bir tatlısu rezervidir.

Kaynaklar

Select your language of interest to view the total content in your interested language

Viewing options

Post your comment

Share This Article

Flyer image
journal indexing image
 

Post your comment

captcha   Reload  Can't read the image? click here to refresh