Reach Us +44-1477412632
All submissions of the EM system will be redirected to Online Manuscript Submission System. Authors are requested to submit articles directly to Online Manuscript Submission System of respective journal.

The factors affecting growth and survival rate of juveniles in culture of Astacidae family freshwater crayfish

Behire Isil Didinen, Seçil Ekici, Öznur Diler, Seval Bahadir Koca*, Arife Dulluç

Süleyman Demirel Üniversitesi Egirdir Su Ürünleri Fakültesi Egirdir-Isparta

*Corresponding Author:
Seval BAHADIR KOCA
Süleyman Demirel Üniversitesi, Egirdir Su Ürünleri Fakültesi, 32500, Egirdir-ISPARTA
Tel: (+90 246) 313 34 47 (1401)
Fax: (+90246) 313 34 52
E-mail: [email protected]
 
Visit for more related articles at Journal of FisheriesSciences.com

Abstract

Freshwater crayfish species, Astacus astacus (Europe), Astacus leptodactylus (Turkey, Europe) and Pasifastacus leniusculus(North America and Europea) are species with high commercial price that belong to the family Astacidea. Astacid culture is mainly based on semi-extensive systems in which stage II juveniles are stocked in natural earth ponds or in artifical ponds. Stocking into natural waters of produced juveniles in crayfish farming plays a significant role in the active protection of native species. The purpose of this review is development of the possibilities for crayfish farming by investigating most important factors affecting on survival rate and growth of juveniles in crayfish farming (cannibalism, stocking density, the number of shelters, nutrition, water temperature and photoperiod).

Keywords

Freshwater crayfish, Astacidae, Culture, Juvenile, Survival, Growth

Giris

Astacidae familyasina ait kerevit türlerinin, kanibalist davranislar göstermeleri ve yavas büyümeleri nedeniyle yetistiricilikleri zordur. Bu nedenle Avrupa’da kerevit üretimi genellikle avcilikla sinirli kalmaktadir. Astacus cinsine ait tatli su istakozlari, ekonomik degerlerinin yüksek olmasi ve Avrupa’da genis dagilim gösteren töleransli bir tür olmasi nedeniyle, avlanarak Avrupa’daki su kaynaklarina stoklanmislardir. A. astacus, Fransa’dan Rusya’nin güney dogusuna, Italya’dan Yunanistan ve Iskandinavya’ya kadar 28 Avrupa ülkesinde bulunmaktadir. 1860’ta kerevitlerdeki plak hastaliginin Avrupa’ya bulasmasi ile A. astacus stoklari çok azalmistir. Buna ilave olarak, özellikle P. leniusculus, Orconectes limosus ve hatta A. leptodactylus’un stoklara yerlestirilmesiyle A. astacus stoklari olumsuz etkilenmistir. Bu olumsuzluklarin ardindan, türün populasyonlarinin korunmasi amaciyla, A. astacus’lar yeni su kaynaklarina stoklanarak günümüze kadar varligini sürdürmüstür (Skurdal ve Taugbøl, 2002).

Astacus leptodactylus Türkiye, Ukrayna, Güneybati Rusya, Iran, Kazakistan, Belarus, Slovakya, Bulgaristan, Romanya ve Macaristan’a kadar genis bir alanda dagilim göstermektedir. Bu tür günümüzde 27 ülkede bulunmaktadir. Ayrica 14 ülkeye (Çek Cumhuriyeti, Polonya, Almanya, Finlandiya, Danimarka, Hollanda, Ingiltere, Litvanya, Letonya, Fransa, Isviçre, Avusturya, Ispanya ve Italya) asilanmistir. Bu stoklamalarin nedeni, A. leptodactylus’un A. astacus’a göre plak hastaligina karsi daha dayanikli olmasidir (Skurdal ve Taugbøl, 2002).

Pacifastacus leniusculus, Kuzey Amerika’nin dogal sularinda, örnegin göller, irmaklar ve nehirlerinde (Lowery ve Holdich, 1988) ve tuzlu sularda (Henry ve Weatly, 1988; Holdich vd., 1997) yasayan dogal bir türdür. P. leniusculus çevresel toleransi (sicaklik ve farkli kirleticiler) yüksek olan bir türdür ve Avrupa’da kerevit plak hastaligi nedeniyle azalan Astacus astacus popülasyonlarinin yerini alma konusunda popülerdir (Holdich, 1999). Söz konusu tür Avrupa ve hatta Japonya’ya da tasinmistir (Lewis, 2002).

Astacidae familyasi üyesi tatli su istakozlarinin yetistiriciligi, daha çok ikinci dönem yavru kerevitlerin dogal toprak havuzlarda ya da yapay havuzlarda stoklanmasi seklinde yari ekstensif sistemlere dayali olarak yapilmaktadir (Tcherkashina, 1977). Tatli su istakozu yetistiriciliginde yavrularda gelisimi ve hayatta kalma oranlarini etkileyen pek çok faktör (beslenme, stok yogunlugu, kanibalizm, barinak tipi ve yogunlugu, su sicakligi, fotoperiyot vb.) bulunmaktadir.

Ülkemizin dogal türü olan Astacus leptodactylus stoklari özellikle asiri avcilik, su kirliligi ve plak hastaligi nedeniyle pek çok su kaynaginda azalmistir ve dogal stoklarin takviyesi için yetistiricilik çalismalarinin yapilmasina ihtiyaç duyulmaktadir. Bu derlemede, tatli su istakozlarinin yetistiriciliginde, yavrularinin hayatta kalma oranlari ve gelisimleri üzerinde etkili olan en önemli faktörler (kanibalizm, stok yogunlugu, barinak sayisi, beslenme, su sicakligi, foto periyot gibi) ele alinarak, yavru üretimi konusuna katki saglamak amaçlanmistir.

Yavrularda Gelisim ve Yasama Oranlarini Etkileyen Faktörler

Beslenme

Kerevit yetistiriciliginde yavrularin hayatta kalmalarini ve büyümelerini etkileyen en önemli faktörlerden biri beslenmedir. Kerevitler ilk yem almaya basladiklarinda fito ve zooplanktonlar gibi dogal gidalar ile beslenirler. Genç yavrular için en elverisli olan fitoplanktonun diatomlar oldugu ifade edilmistir. Diatomlar mineral tuzlari yönünden zenginlestirilmis havuz suyunda, günes isiginin da etkisi ile çok çabuk ve bol olarak gelisirler. Bu amaçla suya potasyum nitrat, sodyum hipofosfat, potasyum silikat gibi mineral tuzlari ilave edilir ve kisa zamanda sarimsi yesil renkli verimli bir su elde edilir ve fitoplankton dengesi kurulur. Havuzlarda fitoplankton dengesi kurulduktan sonra Daphnia, Gammarus ve Copepod gibi zooplanktonlarin da üretilmesi gerekir. Bu amaçla suya bunlarin yumurta ya da larvalari asilanir, böylece suda bol bulunan fitoplanktonlari tüketerek çok fazla miktarda zooplankton üretilir. Genç yavrular bu tür dogal besinleri severek tüketirler (Balik, 1993).

Intensif kültürde kerevitin gelisim asamalarinda hangi besinlerin kullanilacagi, bunlarin özellikleri ve hangi yapay yemlerin ne zaman verilecegi gibi hususlar intensif kültürde önemlidir. Basarili bir yavru üretimi için kerevitlere canli yem, alabalik pelet yemi, haslanmis patates gibi besinler verilebilir. Kerevitlerin beslenmesinde kullanilacak yapay yemlerin besin madde içerikleri; protein %18-44, lipit %1-5 ve mineral madde miktarinin %7-10 civarinda olmasi önerilmektedir (Lee ve Wickins, 1992). Yavrularin ideal bir sekilde büyümesi için baslangiçta vücut agirliklarinin %1-4 oraninda, daha sonraki asamalarda ise %0.3-1 oraninda yem verilmesi önerilir. Genç bireylerin ilk beslemesinde; kiyilmis balik, karaciger, patates, havuç, su piresi, Artemia naupli, Daphnia ve Chara benzeri su bitkileri kullanilabilir. Genç bireylere daha sonralari çesitli tahillar, yesil bitkiler, taze olarak ezilen yumusakça, balik ve kurbaga gibi besinler de verilebilir. Bunlardan baska, kerevitlerin beslenmesi için farkli arastiricilar tarafindan besin içerikleri farkli olan pelet yemler de gelistirilmistir (Balik, 1993; Mazlum ve Yilmaz, 2006)

Granül yemlerle kontrollü sartlar altinda larva yetistiriciligi intensif tatli su istakozu kültürü için uygulanan yollardan biridir. P.leniusculus, Astacus astacus ve A.leptodactylus’un yetistiricilik gereksinimleri benzer oldugundan, ayni yetistiricilik teknikleri kullanilmaktadir (Ackefors ve Lindquvist, 1994). Astacus astacus ve Pacifactacus leniusculus yetistiriciliginde granül yem kullanimi ile ilgili pek çok literatür olmasina ragmen, Astacus leptodactylus yetistiriciliginde granül yem kullanimi ile ilgili bilgiler azdir. Polonya’da A. leptadaclylus yetistiriciliginde ilk birkaç hafta dogal besinler, daha sonraki yetistiricilik safhalarina ise granül yapay yemler kullanilmaktadir. (Ulikowski ve Krzywosz, 2004a).

Tcherkashina (1977), gübreleme yapilarak kontrol altina alinmis göletlerde A.leptodactylus cubanicus’ yavrularinin 6 ay sonunda, 5cm uzunluga ve 3, 34 gr agirliga ulastigini bildirmistir.

Köksal (1982), baslangiçta 39,27mg ortalama agirliga sahip ve 130 yavru /m2 olacak sekilde stoklanan 2. dönem A. leptodactylus yavrulari alabalik pelet yemi ve ipliksi yesil algler ile beslendigi 90 günlük yetistiricilik periyodu sonunda 430-476 mg agirliga, 20-26 mm total uzunluga ulastiklari, yasama oraninin ise %44,23 oldugunu bildirmistir.

Köksal (1985), degisik rasyonlarin A.leptodactylus yavrularinin büyümesi ve yasama oranina etkileri arastirmis ve en yüksek büyümenin, Artemia salina nauplii ile hazirlanan rasyon ile beslenen yavrularda elde edildigini ve erkek bireylerin disilere göre daha iyi gelistigini belirtmistir. En düsük büyümenin ise, haslanmis patates ve kizilagaç yapragi ile hazirlanan rasyon ile beslenen yavrularda oldugu saptanmistir.

Köksal vd., (1992), 100 yavru/m2 oraninda stokladiklari 3. dönem yavrularini hazirladiklari 4 ayri yem grubuyla (karides ezmesi, alabalik yemi, tatli su sümüklüsü + su teresi, taze alabalik eti + su teresi) 4 ay boyunca beslemistir. Ayni çalismayi bir yil sonra tekrarlamislar ve elde edilen bulgulari karsilastirmislardir. Ilk yil 4 aylik besleme sonunda elde edilen ortalama maksimum boy ve agirlik 33,80mm, 1220mg,; 2. yil 31,32mm, 1013mg olarak taze alabalik eti+su teresi ile beslenen yavrularda elde edildigi ve en yüksek yasama oranlarinin (ilk yil %76,67 ve ikinci yil %69,82 ) alabalik peleti ile beslenen yavrularda oldugu görülmüstür. Arastirmacilar iki yil üst üste yaptiklari bu çalismalarda benzer sonuçlar elde etmislerdir. En düsük yasama orani (% 66,31 ve %56,03) ise, gelismenin en yüksek oldugu alabalik eti+ su teresi ile beslenen yavrularda saptanmistir.

Aydin (1998), beton havuzlarda çiftlestirilmis bireylerden elde edilen baslangiç total uzunlugu 11.12 mm, karapaks uzunlugu 6.6mm ve agirliklari 67mg olan kerevit juvenillerini 436 juvenil /m2 oraninda stoklayarak, baslangiçta Artemia sp. ve Daphnia sp., üç hafta sonra alternatif olarak dogranmis taze alabalik eti ve alabalik peleti ile beslemistir. Denemenin baslamasini takiben, 2, 3, 4 ve 5. aylarda juvenillerde ortalama agiliklar sirasiyla, 0.482 g, 0.684 g, 0.973g ve 1.038g olmustur. Juvenillerdeki hayatta kalma orani ise 5. ayda % 55.99 olarak saptanmistir.

Zaikov vd. (2000), II. dönem kerevit yavrularinin beslenmesinde 30 gün süreyle soya unu, et unu, pelet yem (protein %30.7) ve zooplankton (Daphnia magna) kullandiklari denemelerinde en iyi gelisim orani ve en yüksek yasama oraninin (%68,13) Daphnia magna ile besleme yapilan yavrularda oldugunu bildirmislerdir.

Ulikowski ve Krzywosz (2004a), yemleme sikliginin kerevitlerin gelisim ve hayatta kalma oranlarina etkilerini arastirdiklari çalismalarinda,baslangiç vücut agirliklari 30.2 mg ve total vücut uzunluklari 9.8 mm olan II. dönem A. leptodactylus yavrularini 300 birey/m2 stok yogunlugunda, barinak kullanmadan tanklara stoklanmalarindan sonra 12, 24, 48 ve 96 saatte bir olmak üzere 4 farkli sekilde 28 gün süreyle beslemisler ve sonuç olarak, yemleme sikliginin A. leptodactylus juvenillerinin gelisimlerini etkiledigini saptamislardir. Öyle ki, spesifik gelisme oranlari, ortalama vücut agirligi ve nispi gelisme oranlari yemleme sikliginin azalmasindan olumsuz olarak etkilenmistir. 12 ve 24 saatte bir yemlenen bireylerde elde edilen spesifik gelisme oranlari, ortalama vücut agirliklari ve nispi gelisme oranlarinin, 96 saatte bir beslenen bireylere göre istatistiksel olarak önemli ölçüde daha yüksek oldugu belirlenmistir. Buna karsin, yemleme sikliginin stok hayatta kalma oranini ya da son biomasi etkilemedigi; en yüksek yasama oraninin (%40) 48 saatte bir beslenen grupta, en düsük yasama oraninin (%22) ise, 24 ve 96 saatte bir beslenenlerde görüldügünü ifade etmislerdir. Arastirmacilar ayrica, ölüm oranindaki en yüksek artisin yetistiriciligin 2. haftasinda, yani yavru kerevitlerin ilk kabuk degistirdikleri dönemde oldugunu belirtmislerdir.

Stok Yogunlugu

P. leniusculus (Krzywosz, 1994; Kozak vd., 1998) ve A. leptodactylus’larda (Tcherkashina, 1977) yetistiricilik havuzlarinda uygun sartlar saglandiginda hayatlarinin ilk yilinda yasama sanslarinin (%45-90) yüksek oldugu bildirilmektedir. Bu yüzden çogu arastirmaci, küçük havuzlarda kerevit yetistiriciliginde ikinci dönem juvenillerin baslangiç stok yogunluklarinin 100 birey/m2 den daha fazla olmamasi gerektigini tavsiye etmektedirler (Cukersiz, 1989; Holdich, 1993, 2002; Ackefors ve Lindqvist, 1994; Ackefors, 1998).

Yüksek stok yogunlugunun saldirganligi ve kannibalizmi artirmasi sonucu olarak, mortalite ve ekstremite kaybi olan birey sayisi artmaktadir. Celada vd., (1993) P. leniusculus’larda, laboratuar sartlari altinda 80 günlük yetistiricilik periyodu boyunca silindirik bölmelerde bireysel olarak tutulan juvenil P. leniusculus’larda %50-70 gibi yüksek oranda hayatta kalma saglanmistir.

Ulikowski ve Krzywosz (2004a), ilk stok yogunlugu 300, 600 ve 1200 birey/m2 olan A. leptodactylus’larda, hayatta kalma oranlari sirasiyla % 70, 58 ve 47.8 olarak bulmuslardir. Arastirmacilar, bu çalismalarindan elde ettikleri bulgulardan, yetistiriciligin ilk aylari esnasinda kerevitlerde hayatta kalma oranlarinin baslangiç stok yogunlugundan etkilendigini teyit etmislerdir.

Ulikowski vd. (2006), II. dönem Astacus leptodactylus ve Pasifastacus leniusculus juvenillerinin, kontrollü sartlar altinda 24 saat isik kullanilarak, iki farkli stok yogunlugunda (600 ve 1200 birey/m2), deneysel bir pelet yem (%45 protein, %6 yag ve %20 ham selulöz) kullanarak 92 gün süreyle beslenmesi sonucunda, en yüksek yasama oraninin (%47.5), deneme baslangicinda m2’ye 600 birey yerlestirilen P. leniusculus juvenillerinde; en düsük yasama oraninin (22.8) ise, m2’ye 1200 adet II. dönem juvenil yerlestirilen A. leptodactylus’larda oldugunu; her iki türde de 600 birey/m2 oraninda stoklamanin hayatta kalma oranini %16 civarinda artirdigini ifade etmislerdir. Deneme sonunda en iyi gelisim (799mg agirlik, 29.2mm toplam boy) m2’ye 600 birey stoklanan A. leptodactylus yavrularinda, en kötü gelisim (534mg agirlik, 26.5 mm boy) m2’ye 1200 birey olarak yerlestirilen P. leniusculus’larda görülmüstür. Bu çalisma, baslangiç stok yogunlugu yüksek oldugunda da kerevit yetistiriciliginin mümkün oldugunu ve nisbeten yüksek hayatta kalma oranlari saglandigini, fakat baslangiç stok yogunlugunun 600 birey/m2 olmasinin daha iyi sonuçlar saglayacagini göstermistir.

Mazlum (2007), ortalama 22.4 mg agirliktaki II. dönem Astacus leptodactylus yavrulari ile ortalama 22°C su sicakliginda devamli akan su sisteminde 50, 100 ve 200 birey/m2 olacak sekilde 3 farkli stok yogunlugunda çalismistir. Denemede barinak olarak plastik bahçe borulari kullanilmis ve yavrular 120 günlük deneme boyunca ticari alabalik yemi (%50 protein, %6.5 lipid, %12 mineral, %13 nem, %1.2 selüloz) ile beslenmistir. Deneme sonunda, hem agirlik hem uzunlukla ilgili gelisim artan stok yogunlugundan negatif olarak etkilenmistir. Juvenillerin, son agirliklari 0.22- 1.45 gr arasinda, total uzunluklari 16-41 mm arasinda degismistir. 50 birey/m2 olarak stoklanan bireylerde ortalama bireysel agirlik ( 1.26±0.06g), diger gruplara göre önemli ölçüde daha yüksek bulunmustur. Benzer sekilde 100 birey/m2 oraninda stoklananlardaki ortalama agirlik (1.16± 0.25g), 200 birey/m2 oraninda stoklananlara (0,91±0.12g ) göre daha yüksek bulunmustur. Deneme sonunda elde edilen hayatta kalma oranlarinin da 50, 100 ve 200 birey/m2 olarak stoklanan birelerde sirasiyla % 85.4, % 73.8 ve % 61 oldugu ifade edilmistir. Sonuç olarak kerevitlerde gelisme ve hayatta kalma üzerinde stok yogunlugunun önemli bir etkisi bulunmus, fakat stok yogunlugunun yem dönüsüm oranini etkilemedigi ifade edilmistir.

Harlioglu (2008), P. leniusculus ve A. leptodactylus II. dönem juvenillerine 12 saat isik, 12 saat karanlik seklindeki isik rejimi uygulanan akvaryumlarda ve farkli stok yogunluklarinin (234, 468, 937 juvenil/m2) hayatta kalma ve gelisime etkisini arastirdiklari çalismasini 2 ay sürdürmüs ve sonuçta artan stok yogunlugunun daha düsük hayatta kalma ve gelisim oranina neden oldugu göstermistir.

Kanibalizm

Kerevitlerde, kanibalizm özelligi, yasama oranini belirleyen en önemli faktördür. Her ne kadar barinak artirimi, besin bollugu, stok yogunlugu, boylama gibi önlemlerle bir nebze kontrol altina alinabilirse de en ideal sartlar altinda bile ortaya çikabildigi bildirilmektedir. Özellikle kabuk degisimi sirasindaki hassas dönemde bu özellik daha çok ortaya çikar. Yeni degistirilen kabuk hemen sertlesmedigi için, saldirilara karsi savunmasizdir. Kerevitin intensif kültüründe, kavgaci ve mücadeleci davranis ve kanibalizm özelligi ana problemlerdir. Kitlesel yetistiricilik denemelerinde jüvenil safhalarda yüksek ölüm oranlari bildirilmekte, buna sebep olarak kanibalizm gösterilmektedir. Jüvenil safhada yüksek orandaki ölümlerin, dogrudan dogruya kanibalizm yüzünden mi yoksa kerevitlerin en hassas olduklari, kabuk degisimi sirasindaki stresin sebep oldugu fizyolojik bir komplikasyondan mi meydana geldigi, pek çok arastirici tarafindan arastirilmistir (Taugbøl ve Skurdal, 1992).

Tatli su istakozu yetistiriciliginde kanibalizm kabuk degistirme sikligina bagli olarak artar. Bu dönemde sert kabuklu yavrular yumusak kabuklu yavrulari önemli ölçüde tüketir. Barinak azligi ve besin yetersizligi kanibalizmi artirdigi için genç yavrularin iyi beslenmesi gerekir (Grovest, 1985).

Taugbøl ve Skurdal (1992), tarafindan A. astacus’larin kitlesel üretim denemesinde, büyüme ve kabuk degistirmenin mortalite ile olan baglantisi arastirilmistir. Bu çalismada, juvenillerde meydana gelen % 68-90 oranlarindaki ölümlerin kabuk degistirme sikligi ve büyüme ile iliskili oldugu ve mücadeleci davranis ile kanibalizmin mortaliteyi belirledigi ifade edilmistir. Sürekli isik sartlarinin mücadeleci davranisi düsürdügü, buna bagli olarak mortaliteyi de düsürdügü görülmüstür. Sonuç olarak, optimal fotoperiyot, sicaklik, iyi besleme ve barinak kullaniminin hayatta kalmayi ve büyümeyi önemli derecede artirabilecegini belirtmislerdir.

Genç yavrularin muhtemel ölüm sebeplerinden biri olan stok yogunlugu kanibalizmi artirir ve en ideal sartlarda bile, özellikle kabuk degistirme sirasindaki hassas dönemde kanibalizm ortaya çikabilir. Bu sorun, bir üretim grubundaki jüvenillerin yaslarinin senkronizasyonu ile kismen de olsa giderilebilir. Bunun için ilk olarak bir önceki üretim grubundan jüvenil kalmamasi saglanir, ikinci olarak da yumurtali disiler seçilirken yumurta evrelerinin gelisimi, birbirine çok yakin olan anaçlar tanklara stoklanmalidir. Böylece boyca homojen olan jüvenil gruplari elde edilebilir ve jüveniller arasindaki kanibalizm baskisi en aza indirilebilir. Bunun disinda, deniz yosunlarina benzeyen suni bir takim aparatlar kullanarak, tank yüzey alani artirilmak suretiyle de yüksek stok yogunlugunda, kanibalizmden kaynaklanacak ölüm miktarlari biraz olsun kontrol altina alinabilir (Parnes ve Sagi, 2002).

Son zamanlarda, karsilasma sikligi ve kanibalizmi en aza indirmek için tasarlanmis bireysel bölmeler ihtiva eden intensif sistemler gelistirilmektedir. Hatta yapilan çalismalar, bu bireysel bölmelerin sadece kanibalizmi önlemede degil, büyüme ve gelismede de farklilik yaratabildigi ortaya koyulmustur (Manor vd., 2002).

Barinak Tipi ve Yogunlugu

Taugbøl, (1989), Astacid kerevit yavrularinin laboratuar sartlarinda yapilan yetistiriciliginde, barinak yogunlugunun yüksek olmasinin, yeni kabuk degistirmis kerevitlerdeki stresi azalttigini ifade etmislerdir.

Ulikowski ve Krzywosz (2004a), su sicakliginin (ortalama su sicakligi 24±0.1oC) sabitlendigi kapali devre sistemde, genellikle bu türler için tavsiye edilen devamli isik (100 lüks siddetinde) sartlari altinda (foperiyot, 24 saat aydinlik) yürüttükleri denemelerinde, ilk kabugunu degistirmis II. dönem A. leptodactylus juvenillerini deniz baliklari için üretilmis ticari bir yemle (%62 protein, %11 yag içeren) doyuncaya kadar beslemislerdir. Barinak sayisinin gelisim ve hayatta kalma oranlarina etkisini anlamak amaciyla, baslangiç ortalama vücut agirliklari 35.2±3.9mg ve ortalama total boylari 9.9±0.5mm olan II. dönem kerevit yavrularinin bulunduklari tanklara (1500 birey/m2 stok yogunlugunda), barinak olarak PVC bahçe hortumlari (iç çapi 16mm, 3cm uzunlugunda) kullanarak 4 farkli sayida barinak (barinaksiz, 60 barinak/m2, 150 barinak/m2, 300 barinak/m2) yerlestirmisler ve denemeye 30 gün süreyle devam etmislerdir. Denemelerinin sonucunda, barinak sayisinin spesifik gelisme oranlarini ve nispi gelisim oranlarini etkilemedigi; bununla birlikte, total vücut uzunlugu ve karapaks uzunlugunun 150 barinak/m2 oraninda barinak yerlestirilen bireylerde, barinaksiz bireylere göre istatistiksel olarak önemli derecede daha yüksek oldugu görülmüstür. Barinak sayisi, juvenillerin son stok hayatta kalma oranlari ve biomaslari üzerinde önemli bir etkiye sahip olmus ve bu degerler, barinak sayisi arttikça artmistir. Kontrol grubunda (barinaksiz bireylerde) hayatta kalma orani % 16.4, 60 barinak/m2 seklinde barinak yerlestirilen bireylerde %23.6, 150 barinak/m2 grubunda % 24.3 ve 300 barinak/m2 grubunda % 31.5 olarak saptanmistir. Denemenin ilk iki haftasinda görülen ölüm oranlarinin tüm gruplarda benzer olduguna (%58-62.5) da dikkat çekilmistir.

Mazlum ve Uzun (2008) barinak tiplerinin, III. dönem Astacus leptodactylus yavrularin büyümesi, hayatta kalmasi ve yem degerlendirmesi üzerindeki etkilerini inceledikleri çalismalarinda, III. dönem yavrularin korunak tipi olarak ag materyalini PVC borulara göre daha iyi kullandiklarini ve bu durumun kerevitlerin birbirleriyle olan iletisimlerini daha aza indirerek yasama orani, ürün miktari ve büyüme bakimindan büyük bir avantaj sagladigini belirtmislerdir. Üçüncü evredeki kerevitler için ag materyalinin kullanilmasi hem birden fazla kerevit için bir siginak olusturmasi, hem de isigin girisimi sinirlandirmasi ile kerevitlerin birbirleriyle olan temasini da engellemis olacagini ifade etmektedirler.

Su Sicakligi

Kerevitlerin gelisiminde pek çok çevresel faktörden biri olan su sicakliginin II. dönem A. leptodactylus ve P. leniusculus’larda gelisim ve hayatta kalma oranlarina etkisinin incelendigi bir arastirmada iki farkli su sicakligi (15 ve 25 °C) denenmis ve her iki türde de yüksek sicakliklarda daha aktif bir beslenme ve daha bol besin tüketimi olmasina ragmen daha düsük hayatta kalma tespit edilmistir (Harlioglu, 2008).

Fotoperiyot

Ulikowski, D., Krzywosz (2004a), fotoperiyot uygulamasinin, A. leptodactylus yavrularini gelisimleri üzerinde önemli oldugunu ve devamli isik (100 lüks) altinda tutulan bireylerde hayatta kalma oranlarinin, karanlikta tutulanlara göre nerdeyse iki kati daha yüksek bulundugu ifade etmektedirler.

Sonuç

Kerevit yavrularinin yetistiriciligi ile ilgili çalismalar sinirli olmakla birlikte, yapilan arastirmalar degerlendirildiginde;

• Yavrularin canli yemle beslemenin büyümeyi ve yasama oranini artirdigi, buna karsin patates, havuç vb. yemlerle beslemede ise daha düsük bir büyüme gözlendigi,

• Artan yemleme sikliginin ise yavrularin gelisimini olumlu yönde etkiledigi, yüksek stoklama yogunlugunun (örn. 1200 birey/m2) kerevit yavrularinda gelisim ve yasama oranlarini düsürdügü,

• Kanibalizm davranisinin stok yogunlugunun fazla olmasi, kabuk degisim sikliginin artmasi, besin ve barinak azligi gibi nedenlerle arttigi

• Sürekli isik sartlari altinda tutulan yavrularin devamli karanlikta tutulanlara göre yasama oranlarinin yüksek oldugu ve sürekli isik sartlari altinda tutulan bireylerde mücadeleci davranisin azaldigi belirtilmistir.

Kaynaklar

Select your language of interest to view the total content in your interested language

Viewing options

Post your comment

Share This Article

Flyer image
journal indexing image
 

Post your comment

captcha   Reload  Can't read the image? click here to refresh