Use of canola oil in fish feeds

Seval Dernekbasi *, Ismihan Karayücel
Sinop Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi, Sinop
Corresponding Author:Seval DERNEKBASI, Sinop Üniversitesi, Su Ürünleri Fakültesi Akliman Mevkii 57000, Sinop-TÜRKIYE Tel: (+90 368) 287 62 65-200 Fax: (+90 368) 287 62 55 E-mail: sevalyaman@hotmail.com
Related article at Pubmed, Scholar Google
 
Visit for more related articles at Journal of FisheriesSciences.com

Abstract

In the world and our country, rapidly growing population has reached problem causal dimen-sions especially in terms of food requirements in society. Marine products have been main-taining the importance and the place in our diets from the past to present. Nowadays, the de-mand for aquaculture is increasing because of the depletion of natural stocks and the excessive hunting. Therefore, the rapid development of fish farming causes an increase for the demand to fish meal and fish oil, the basic contents of aquaculture feeds. Fish meal is an indispensable protein source due to high level of protein and balanced amino acid composition contents. Fish oil is an excellent source of oil in terms of ?-3 fatty acids contents for fish feeds. Fish oil leads to significant increase in the feed production cost since it is used not only in fish feed but also in land-based livestock feed and human consumption. In this case, while global amount of fish oil has decreased, the usage of fish oil has increased. The amount of fish oil to be used in aquafeed industry is estimated to reach almost 80 to 90 % of global fish oil production (0.96 million tonnes) by 2010. It is important to find alternative oil sources which are healthy and can met the fatty acid requirements of fish for the establishment of a sustaina-ble and economic aquafeed industry in terms of decreasing the cost of sector and contri-bute to national economy. Therefore, several studies done on fish nutrition have covered the substituting other alternative vegetable oil sources (corn, sunflower, linseed etc.) that are easy to produce, economic and rich in Essential Fatty Acids in recent years. These in-vestigations showed that plant oils, rich for fatty acids and not affecting fish growth and the whole body fatty acid composition negatively in freshwater and marine fish species, are alternatives to fish oil and partial or total replacement of dietary fish oil with these oil have successfully presented. For this purpose, in this study, the potential use of canola oil, which is intensively produced and much cheaper than fish oil in Turkey, as an alternative to fish oil will be evaluated comparing with the other studies where the other vegetable oil sources have been tested so far in fish diets.

 

Keywords

Canola oil, Fish oil, Vegetable oils, Fish feding

Giri?

Dünyada su ürünleri yeti?tiricili?inin h?zla ar-t??? ve bunun alternatif bir besin kayna?? olarak de?erlendirilmesine paralel olarak, özellikle son on y?l içerisinde ülkemizde de bu alanda önemli geli?meler gözlenmektedir. Teknolojik geli?imle-rin yan? s?ra, ba?ar?l? su ürünleri yeti?tiricili?i ele al?nan türün optimum geli?imi için gerekli besin maddelerinin uygun ?ekilde bir araya getirilmesi ile gerçekle?tirilebilir (Ho?su ve ark., 2001).
Yeti?tiricili?i yap?lan sucul canl?lar?n, özel-likle bal?klar?n yemlerinde kullan?lan ya? kay-na??, besiye al?nan türün büyüme performans?, yem dönü?ümü ve proteinden yararlanma oran?n? etkilemektedir (Eroldo?an ve ark., 2007). Ham-madde aç?s?ndan bal?k yemi üretiminde bal?k ya?? çok önemli bir yere sahiptir. Ülkemizde ba-l?k unu sadece hamsi kullan?larak üretilmektedir. Dolay?s?yla bal?k ununun üretimi hamsi avc?l?-??na ba?l? oldu?undan üretimde istikrars?zl?k ol-makta ve yem sanayi için pahal? bir hammadde haline gelmektedir (Y?ld?r?m, 2006). Bal?k ya??, bal?k unu yap?m?nda yan ürün olarak elde edil-mektedir (Korkut ve ark., 2007). Dünyada oldu?u gibi Türkiye’de de bal?k ya??n?n üretiminin bal?k ununa ba?l? olarak sadece avc?l??a dayal? olmas? yem maliyetini artt?rmaktad?r. Gün geçtikçe artan yem maliyetleri, ara?t?r?c?lar? farkl? kaynaklara yöneltmekte ve daha ucuz yem hammaddeleri aranmaktad?r.
Ya?lar bal?k yemlerinde enerji ve esansiyel ya? asitlerini sa?lar. Bal?klar?n ço?u çoklu doy-mam?? ya? asitlerini (PUFA) sentezleyemez ve bu yüzden büyüme, üreme ve sa?l?k için yemle-rine kat?lmal?d?r. Genellikle tatl? su bal?klar?n?n esansiyel ya? asiti ihtiyaçlar?, yemlerine linoleik ve linolenik asit kat?larak, buna kar??n deniz ba-l?klar?n?n esansiyel ya? asit ihtiyaçlar? EPA ve DHA gibi PUFA’lar?n oranlar?n?n ve konsantras-yonlar?n?n do?ru bir ?ekilde ayarlanmas? ile kar-??lanabilir. Tablo1’de baz? ekonomik de?eri olan bal?klar?n esansiyel ya? asiti ihtiyaçlar? verilmi?-tir.
Günümüzde, bal?k ya??n?n kullan?m alanlar?-n?n artmas?yla birlikte, gün geçtikçe miktar?n?n azalmas?, bal?k yemi endüstrisini ve ara?t?r?c?lar? farkl? ya? kayna?? aray???na itmi?tir. Bunlar?n ba-??nda, bal?k ya?? üretimi bak?m?ndan daha den-geli ve daha ucuz bitkisel ya? kaynaklar? gel-mektedir. Bitkisel kaynakl? ya?larla yap?lan ça-l??malar, bu ya? kaynaklar?n?n k?smen veya ta-mamen bal?k ya??n?n yerine bal?klar?n büyüme performans?n? etkilemeden rahatl?kla kullan?la-bilece?ini göstermektedir. Böylelikle yem sana-yinde bal?k ya?? kullan?m? bitkisel ya?larla des-teklenerek bal?k ya??na olan ba??ml?l?k da azala-cakt?r.
Bal?klarda ya? miktar?n?n ve ya?? meydana getiren kimyasal bile?iklerin, al?nan g?dalar ile çok yak?ndan ilgisi vard?r. Bunun için doymam?? ya? asidi miktar?n?n, yeti?tiricili?i yap?lan bal?k-lara verilen rasyon ile artt?r?lmas? mümkün ola-cakt?r. Kanola ya??, mükemmel bir ω-3 ya? asiti kayna??d?r, ayr?ca yüksek oleik asit ve dü?ük se-viyede doymu? ya? asidi içermektedir. Tekli doymam?? ya? asitlerinin (MUFA) temel bile?eni oleik asit oldu?u için, MUFA oran? yüksek dere-cede oleik asit miktar?na ba?l?d?r. Ayr?ca MUFA’lar gonad geli?imi için ihtiyaç duyulan metabolik enerjiyi sa?lamak için büyük oranda katabolize edildiklerinden dolay? bal?k etlerinde en fazla depolanan ya? asitidir (Sargent, 1995).
Trakya ba?ta olmak üzere ülkemizin çe?itli yörelerinde yeti?tirilen kolzan?n erüsik asit ve glukosinolat içeri?i özellikle Kanada’daki ?slah çal??malar? ile dü?ürülerek kanola ad?yla kulla-n?ma sunulmas?ndan sonra, ülkemizde Tar?m ve Köyi?leri Bakanl??? taraf?ndan alternatif bir ya? bitkisi olarak ekimi 2001 y?l?ndan sonra destek-lenmeye ba?lanm??t?r (Aybal, 2007).
Bu amaçla, bu çal??mada ?imdiye kadar de-nenmi? bitkisel ya? kaynaklar?na alternatif ola-rak, Türkiye’de son y?llarda üretimi yo?un olarak yap?lan, temini kolay ve bal?k ya??na göre daha dü?ük maliyetli kanola ya??n?n, bal?k yemlerinde kullan?labilirli?i yap?lan ara?t?rmalar do?rultu-sunda de?erlendirilecektir.

Kanola Bitkisi

Kanola (Brasicca napus), bitkisel ya? kayna?? olarak ya?l? tohumlu bitkiler olan ayçiçe?i (Helianthus annuus), soya (Glycina max), pamuk (Gossypium hirsitum) ve yer f?st??? (Arachis hypogeae) aras?nda üretim aç?s?ndan üçüncü s?-ray? almaktad?r. Dünya'da y?ll?k üretimi 22 mil-yon ton civar?ndad?r ve en fazla kanola üretimi yap?lan ülkelerden Avrupa Birli?i ülkeleri, Çin ve Kanada ilk üç s?rada yer almaktad?r (Süzer, 2009). Dünyada yakla??k 220 milyon hektar alanda ekimi yap?lan kanolan?n anavatan? Kuzey Avrupa ve Meksika’d?r. Akdeniz alanlar?nda da yeti?tiricili?i yap?lm??t?r (Çevreselkimya, 2008). Günümüzde Trakya ba?ta olmak üzere ülkemizin çe?itli yörelerinde kanola bitkisi yeti?tirilmekte-dir (Ölmez ve Aybal, 2006).
Avrupal?lar ve Asyal?lar bundan binlerce y?l önce kolza (kanola tohumu) ya??n? gaz lambala-r?nda, daha sonra ise yemek ya?? olarak kullan-m??lard?r. Buhar enerjisinin geli?tirilmesi ile kolza ya?? buhar makinelerinde özellikle askeri ve ticari gemilerde de kullan?lmaya ba?lanm??t?r (TURKUB, 2007).
Kolza, 1936 y?l?ndan beri Kanada'da özellikle de Saskatchewan'da yeti?tirilmektedir. Kanadal? uzmanlar tohum ?slah çal??malar? ile 1974 y?l?nda dü?ük erusik asit ve glukosinolat içeren ba?ka bir çe?idini üretmeyi ba?arm??lar ve ilk önce Kana-da'da ?slah edilmesi nedeniyle de kanola olarak adland?rm??lard?r (Canola- CAN adian O il L ow A sit). Bu tarihten itibaren, kanola ekimi tüm dünyada h?zla yay?lmaya ba?lam?? ve özellikle de Almanya ve Hindistan gibi ülkelerde kanola, ekilen tar?m arazisi ve verimlilik aç?s?ndan büyük bir ba?ar? elde ederek bu ülkelerin ekonomilerin-deki pay?n? giderek artt?rmay? ba?arm??t?r.
Bitkisel ya? kayna?? olarak kanola ülkemize II. Dünya sava?? s?ras?nda Bulgaristan ve Ro-manya'dan gelen göçmenlerle kolza ad? ile girmi? ve Trakya'da ekim alan? bulmu?tur.ve Trakya'da ekim alan? bulmu?tur. Ancak kolza ürününün ya??nda insan sa?l???na zararl? erusik asit, küspesinde de hayvan sa?l???na zararl? glukosinolat bulunmas? nedeniyle 1979 y?l?nda ülkemizde ekimi yasaklanm??t?r (Süzer, 2009).
Yurdumuzda üretilen bitkisel ya?lar, tüketimi kar??layacak düzeyde de?ildir. Bu durum ya? bit-kilerinin hasat ve harman i?lerinin zor olmas? ve maliyetteki yükselmelerden kaynaklanmaktad?r. Bu bak?mdan tohumlar?nda % 38-50 oran?nda ya? bulunan, tar?m? son derece kolay kanola bit-kisinin gereken ilgiyi görmesiyle ülkemizde ya? aç???n?n kapat?lmas?na önemli oranda katk?da bulunulabilir. Ülkemizde, y?lda 500 bin ton bitki-sel ya? ithal edilmektedir. Nüfus art???na ba?l? olarak artan ya? ihtiyac?n?n kar??lanabilmesi için ya? üretiminin de art?r?lmas? zorunludur. Ülke-mizde bitkisel ya? aç???n? kapatmak amac?yla kanola tar?m?n?n yayg?nla?mas? için çal??malar yap?lmaktad?r (Süzer, 2009; TURKUB, 2007).

Kanola Ya??

Kanola ya?? en ideal ya? oranlar?na sahip bit-kisel bir ya?d?r. Benzerleri aras?nda en dü?ük doymu? ya? oran?na sahiptir. Bu özelli?inin ya-n?nda önemli miktarda ω-3 ya? asitlerini içer-mektedir. Zeytinya??n?n önemli bir alternatifi olan kanola ya?? zengin içeri?i ile tercih edilmesi gereken bir ya?d?r (TURKUB, 2007).
Kanola ya?? tekli doymam?? ya?lar yönünden zengin oldu?undan kötü kolesterolü engelleme özelli?ine sahiptir. Bu, zeytinya??n? da yararl? yapan bir özelliktir. Tekli doymam?? ya? oran? zeytin ya??nda %73, kanola ya??nda ise bu orana yak?n olup %63’tür. Kanola ya?? zeytinya??ndan daha fazla ?s?ya dayan?r. Diyetlerde serbest ya? asidi miktar?n?n çok az olmas? gerekir. Çünkü serbest ya? asidi miktar?n?n kanda kronik olarak yüksek seyretti?i durumlarda pankreas?n iyi ça-l??mad??? ve diyabet hastal???na ortam haz?rlad??? sonucuna var?lm??t?r (TURKUB, 2007). Kanola, ya??n?n orta ve yüksek oranda oleik asit içermesi, kaynama noktas?n?n yüksek olmas? nedeni ile (238°C) iyi bir k?zartma ya?? olu?u ve E vitami-nince zengin olmas? nedeni ile bilinen en iyi ya? bitkilerinden birisidir (Erengezgin, 2004).
Kanola ve di?er ya?l? tohumlarda, filizlenme s?ras?nda ald?klar? ya??? miktar?ndan ya da i?len-meden önceki depolanma ko?ullar?n?n etkisiyle serbest ya? asidi miktar? artabilmektedir. Ancak bu miktar?n %0.40’tan az olmas? ürünün kaliteli olarak nitelenmesi için yeterlidir. Kanada veya Avustralya’da üretilen kanola ya?lar? %0.35 ser-best ya? asidi oranlar? içermekte ve kaliteli olarak nitelendirilmektedir. Ülkemizde üretilen kanola ya??n?n %0.30 serbest ya? asidi oran? ile daha kaliteli oldu?u bildirilmektedir (TURKUB, 2007).
Kanola ya??, doymu? ve yar? doymu? ya? bi-le?imi itibariyle oldukça sa?l?kl? ve kaliteli özel-liktedir. Sa?l?k için zararl? doymu? ya?lar? di?er yemeklik ya?lara k?yasla % 7 ile en dü?ük oranda, doymam?? ya? asitlerini ise zeytinya??n-dan sonra en fazla miktarda içerir. Ayr?ca kalbin dostu say?lan yar? doymu? ya?lar? % 61 oran?nda bulundurur ki, bu da yine zeytinya??ndan sonra en fazla kanola ya??nda mevcuttur (Tüzün ve ark., 2007). Ayr?ca, kanola çe?itlerinden elde edilen bitkisel ya?, besin de?eri ve içeri?i bak?-m?ndan zeytinya?? ve yerf?st??? ya??n?n kalitesine yak?n olup, dünya kanola üretiminin önemli bir k?sm? insan beslenmesinde kullan?lmaktad?r (Tablo 2) (Süzer, 2007).
Ayçiçe?i ve pamuk tohumu gibi ya?l? tohum-lar i?lenmeden önce kabuk ay?rma i?lemine tabi tutulurken kanola tohumu do?rudan do?ruya ö?ütülmektedir (Erengezgin, 2004). Bu nedenle birim alanda di?er ya? bitkilerine k?yasla daha yüksek oranda ürün ve ya? verirken, ya? bitkileri aras?nda en ucuza elde edilen ya?? sa?lamaktad?r (TURKUB, 2007). Tablo 3’te 1987-2006 Türkiye ya? bitkileri üretim verileri gösterilmi?tir.
Tablo 3’ de görülebilece?i gibi, ülkemizin 1990-2006 döneminde toplam bitkisel ya? üre-timi 40284824 ton olarak gerçekle?mi?tir. Bitki-sel ya? üretiminde pamuk tohumu ya?? yakla??k % 51.09 ile ilk s?ray? al?rken, % 36.64 ile ayçi-çe?i ya?? ikinci s?ray? alm??t?r. Türkiye’de ise 1997 y?l?nda kanola üretimi 10 ton iken, bu mik-tar y?llara göre art?? göstererek 2006 y?l?nda 12 615 tona ula?m??t?r. Tablo 4’de ise dünya bitkisel ya? üretimi verileri gösterilmi?tir.

Kanola Ya??n?n Ya? Asit Profili

Ya? bitkilerinin ya? asitleri kompozisyonu sü-rekli sabit olmay?p; ya? asitleri sentezi genetik, ekolojik, morfolojik, fizyolojik ve kültürel uygu-lamalara ba?l? olarak de?i?ti?i yap?lan çal??ma-larla belirlenmi?tir (Baydar, 2000). Kanola ya??-n?n ya? asit de?erleri de s?cakl?k, enlem derecesi ve lokasyon, ekim zaman?, kurakl?k, toprak ya-p?s?, genetik gibi ekolojik ve fizyolojik faktörler-den etkilendi?i gibi, tohum rengi, bitki içindeki fizyolojik geli?me ve büyüme, tabladaki tohum pozisyonlar? ve tablan?n olgunla?ma süresi gibi morfolojik faktörlerden de etkilendi?i belirtil-mi?tir (Karaca ve Aytaç, 2007). Ayr?ca, kolzan?n çiçeklenmesinden olgunla?mas?na do?ru palmi-tik, stearik ve linoleik asit oran? dü?erken oleik asit oran?n?n artt??? bildirilmi?tir (Baydar ve Tur-gut, 1999). Tablo 5’te kanola ya??n?n ve hamsi ya??n?n ya? asit kompozisyonu gösterilmi?tir.

Bal?k Yemlerinde Kanola Ya??n?n Kullan?m?

Son y?llardaki at?l?mlara ra?men, su ürünleri yeti?tiricili?inde henüz istenilen düzeye ula??lm?? de?ildir. Yeti?tiricili?i s?n?rlayan önemli faktörle-rin ba??nda yem masraflar? gelmektedir (Yi?it ve Ustao?lu, 2003). Entansif sistemlerde yeti?tirici-li?i yap?lan türlerin tüm besin maddeleri ihtiya-c?n? kar??layacak kaliteli yemlerle beslenmesi, bunun için de geli?mi? bir yem endüstrisine sahip olmak gerekir (Y?ld?z ve ?ener, 2003). Bal?k ye-ti?tiricili?i için haz?rlanan yemlerde esansiyel be-sin maddelerini dengeleyebilmek amac?yla bal?k ya??n?n kullan?lmas? zorunludur.
Bitkisel ya?larla yap?lan önceki çal??malar, bitkisel ya?lar?n bal?k ya??na alternatif ya? kay-na?? olarak kullan?lmas?n?n ve bunlar?n de?i?im oranlar?n?n belirlenmesinin, yemin daha dü?ük maliyetle üretilebilmesi için önemli oldu?unu göstermi?tir. Buna ilaveten, bitkisel ya?lar?n yem üretiminde kullan?lmas?, ω 3 ve ω 6 ya? asiti dü-zeylerini yükselterek pazara ekonomik ve sa?l?kl? ürün sunabilmek, do?al stoklar üzerine bask?n?n azalt?lmas? için yemlerde bal?k unu ve ya??n?n sa?land??? s?n?rl? bal?kç?l?k üzerine bask?lar? azaltmak ve mevcut olan ve yeni akuakültür tür-leri için sa?l?kl? yemler yapmak bak?m?ndan da önemlidir.
Dosanjh ve ark. (1984), coho salmon (Oncorhynchus k?sutch) yavrular? için do?al fotoperyot alt?nda 84 gün boyunca bütünleyici diyetlere kat?lan kanola ya??n?n, di?er ya? kay-naklar? içinde (domuz ya??, bal?k ya??) mükem-mel bir alternatif oldu?unu, bal?k ya??na oranla oksidasyona daha az meyilli, daha ucuz ve daha kullan??l? oldu?unu bildirmi?tir.
Murray cod (Maccullochella peelii peelii) yavrular? için bal?k ya??na alternatif olarak bitki-sel kaynakl? iki ya? kayna??n?n (kanola ya?? ve keten tohumu ya??) ve bitkisel ya? kar???mlar?n?n uygunlu?unun ara?t?r?ld??? çal??mada, ortalama son a??rl?k, spesifik büyüme oran? ve günlük yem tüketiminin, keten tohumu ya?? ile haz?rlanm?? yemlerle beslenen bal?klarla kar??la?t?r?ld???nda, keten tohumu ya?? + bal?k ya?? kar???m? ve bal?k ya?? ile haz?rlanm?? yemlerle beslenen bal?klar-dan daha yüksek oldu?u, yem ve protein de?er-lendirme rand?man?nda ise gruplar aras?nda her-hangi önemli bir farkl?l???n olmad??? bildirilmi?-tir. Ayr?ca bal?klar?n kaslar?ndaki ya? asidi mik-tarlar?n?n yemlerdeki ya? asidi miktarlar?n? yan-s?tt??? belirlenmi? ve büyümeye önemli bir etkisi olmamas?na ra?men murray cod yemlerinde bal?k ya??n?n %50’den fazla keten tohumu ya?? ve %100 kanola ya?? ile de?i?tirilebilece?i öneril-mi?tir (Francis ve ark., 2006).
Turchini ve ark. (2003)’n?n, kahverengi ala-bal?k (Salmo trutta) yemlerinde performans üze-rine alternatif ya? kaynaklar?n?n (bal?k ya??, kanola ya??, tavuk ya??, domuz ya?? ve olein ya??) etkilerini 70 gün boyunca ara?t?rd?klar? çal??malar?nda, en iyi yem tüketimi tavuk ya?? ile beslenen grupta belirlenmi? olmas?na ra?men, en iyi büyüme oran? bal?k ya?? ile beslenen grupta tespit edilmi? ve kahverengi alabal?k yemlerinde bal?k ya?? miktar?n?n yem tüketimi ve büyüme oran?n? olumsuz etkilemeksizin alternatif ya? kaynaklar? kullan?larak doyurucu bir ?ekilde azalt?labilece?i bildirilmi?tir.
Grant ve ark. (2008), chinook salmon (Oncorhynchus tshawytscha) yavrular?n?n ya? asit kompozisyonu ve büyüme performans? üze-rine yemlere kat?lan hamsi ya??n?n (Anchovy Oil) ve farkl? oranlardaki kanola ya??n?n [%11 (11CO), 22 (22CO), 33 (33CO), 43 (43CO) ve 54 (54CO)] etkisini (104 gün tatl? su ve 31 gün deniz suyu) inceledikleri çal??malar?nda, deneme ko-?ullar? alt?nda kullan?lan ya? kaynaklar?n?n bü-yüme performans? üzerine etkili olmad???n?, an-cak ham ya? oran?n?n 11CO ve 43CO grubu ba-l?klar?nda 33CO ve 22CO grubu bal?klar?ndan daha yüksek oldu?unu, ham protein oran?n?n ise en yüksek 33CO, 43CO ve 54CO grubu bal?k-larda, en dü?ük ise AO ve 22CO grubu bal?klarda tespit etmi?lerdir. Ayr?ca bal?k vücudundaki ya? asidi kompozisyonlar?n?n yemlerdeki ya? asidi kompozisyonlar?n? yans?tt???n?, bu yüzden chinook salmon yavrular?n?n tatl? suda kald?klar? süre boyunca yemlerine kat?lan kanola ya??n?n mükemmel bir tamamlay?c? ya? kayna?? oldu-?unu bildirmi?lerdir.
Dosanjh ve ark. (1998), deniz suyunda, olgun olmayan Atlantik salmonlar?n (Salmo salar) et kalitesi (kas ve lipid kompozisyonu), tüm vücut kompozisyonu ve büyüme performans? üzerine, kanola ya?? ile saf menhaden (ringa bal??? ya??) ya??n?n beraber kullan?ld??? yem kar???m?n?n et-kisini ara?t?rd?klar? çal??mada, bu bal?klar?n per-formans? için gerekli yüksek enerjili büyütme yemlerinde kanola ya??n?n, ya?lar?n %47’sini olu?turabilece?ini bildirmi?tir.
K?rm?z? çipura (Pagrus auratus) yemlerinde alternatif ya? kayna?? olarak kanola ya??n?n de-?erlendirilmesi üzerine yap?lan çal??mada, Glencroos ve ark. (2003) %25, 50, 75 ve 100 oranlardaki kanola ve soya ya??n?n bal?k ya??na alternatif olarak kullan?ld??? yemlerle beslenen bireylerle, bal?k ya?? ile beslenen bireyler ara-s?nda büyüme performans? aç?s?ndan farkl?l?k bulamam??lard?r. Kullan?lan bitkisel ya??n tipine veya miktar?na bak?lmaks?z?n, bal?k dokular?n-daki ya? asidi kompozisyonu üzerine, kanola ve soya ya?lar?n?n etkisinin önemli oldu?unu bil-dirmi?lerdir. Deneme ba??nda tespit edilen eikosapentaenoik (20:5 ω-3) ve dekosahegza-enoik (22:6 ω-3) asit düzeylerinde, deneme so-nunda minimal azalma gözlemlemi?ler ve bal?k ya??na alternatif olarak çipura bal?klar?nda kanola ya??n?n ve soya ya??n?n kullan?lmas?n?n uygun oldu?unu bildirmi?lerdir.
Izquierdo ve ark. (2003), bal?k ya??n? üç farkl? bitkisel ya? (soya ya??, kolza tohumu ya?? ve keten tohumu ya??) ile %60 oran?nda de?i?tirmi? ve bu yemlerle beslenen deniz levre?i (Dicentrarchus labrax) ve çipura (Sparus aurata) ile %100 bal?k ya?l? yemlerle beslenen bireyler aras?ndaki büyüme performans? ve yem dönü?üm oran? aç?s?ndan fark bulamam??lard?r.
Bitkisel ya?lar?n belirli oranlarda (%50-60) bal?k ya?? ile de?i?tirilmesinin büyümeye etkisi-nin yan? s?ra, bu yemlerle beslenen bireylerin et-lerindeki ω-3 serisi esansiyel ya?lar?n miktar? ve kompozisyonu, üretici ve dolay?s?yla tüketici aç?-s?ndan çok önemlidir. Yap?lan çal??malarda, bit-kisel ya?lar?n bal?k yemlerinde alternatif ya? kayna?? olarak kullan?m?n?n, bal???n filetosun-daki ω-3 serisi ya? asitlerini azaltt???, ancak etin besinsel kalitesini ve tad?n? olumsuz yönde etki-lemedi?i görülmü?tür (Rosenlund ve ark., 2001; Izquierdo ve ark. 2003; Kaushik 2004).
Montero ve ark. (2005), Avrupa deniz levre-?inde (Dicentrarchus labrax) bal?k ya??n?n %60 oran?nda kanola ya?? ile de?i?tirilmesiyle elde edilen yemlerle beslenen bireylerde büyümenin, %100 bal?k ya?? ile haz?rlanm?? yemlerle besle-nen bireylere göre daha dü?ük oldu?unu bildir-mi?lerdir. Benzer ?ekilde, Izquierdo ve ark. (2005) ayn? ya? de?i?im oran? (%60 kanola ya??) ile elde edilmi? yemlerle beslenmi? olan çipura-larda büyümenin %100 bal?k ya?? bulunan yem-lerle beslenen bireylerden farkl?l?k göstermedi-?ini bildirmi?lerdir.
Huang ve ark. (2007), k?rm?z? çipura yavrula-r?n?n (Pagrus major) ya? asidi kompozisyonu ve büyüme performans? üzerine %0 (FO), 25 (CO25), 48 (CO48) ve 70 (CO70) oranlar?ndaki kanola ya??n?n etkisini ara?t?rd?klar? çal??mada, spesifik büyüme oran?, a??rl?k kazanc?, yem tü-ketimi ve protein kullan?m? üzerine kanola ya??-n?n herhangi bir olumsuz etkisinin olmad???n?, ya? asidi kompozisyonlar?n?n arzu edilen dü-zeyde oldu?unu ve k?rm?z? çipura yavrular?n?n yemlerinde rahatl?kla kanola ya??n?n kullan?labi-lece?ini bildirmi?lerdir.
Wonnacott ve ark., (2004), gün????? levre?inin (di?i beyaz levrek Morone chrysops × erkek çizgili levrek Morone saxatilis) ya? asiti kompozis-yonu üzerine kanola ya?? ile menhaden ya??n? de?i?tirerek yapt?klar? çal??malar?nda, kanola ya-??n?n artan düzeyleri ile menhaden ya??n?n yer de?i?tirmesinin gün????? levre?inin karaci?er ve etindeki ya? asiti kompozisyonunu önemli dere-cede etkiledi?ini, kanola ya?? miktar?n?n diyetteki ya??n %0’?ndan %100’üne kadar artt?r?ld???nda etteki 18:1 ω-9 ve 18:2 ω-6 ya? asitleri miktar?-n?n do?rusal bir ?ekilde artt???n?, oysa 20:5 ω-3 ve 22:6 ω-3 miktar?n?n ve toplam doymam?? ya? asitlerinin miktar?n?n do?rusal bir ?ekilde azald?-??n? belirtmi?lerdir. Toplam HUFA düzeyleri, %100 bal?k ya?? ilave edilmi? yemle beslenen bal?klarla %50 kanola ya?? ilave edilmi? yemle beslenen bal?klar aras?nda de?i?ken olmas?na ra?men, deneme yemlerinin karaci?er ya? asiti kompozisyonu için önemli bir alternatif oldu?unu ve genellikle olu?an farkl?l?klar?n filetolar aras?n-daki farkl?l?klar kadar belirgin olmad???n? bildir-mi?lerdir. Ayr?ca farkl? yemlerle beslenen bal?k-lar aras?nda toplam ya? içeri?i, yem tüketimi veya a??rl?k kazanc? aç?s?ndan önemli farkl?l?klar olmad???n? gözlemlemi?lerdir. Bu sebeple, insan tüketimine sunulacak olan gün????? levre?inin yemlerine yeti?tiricilik periyodunun ço?unda kanola ya??n?n yüksek düzeyleri kat?larak, etteki yararl? maddelerin artt?r?lmas?n?n (ya? asitleri gibi) sa?lanabilece?i bildirilmi?tir.
Subhadra ve ark., (2006), geni?a??zl? levrek (Micropterus salmoides) bal???n?n vücut kompo-zisyonu ve büyümesi üzerine farkl? ya? kaynak-lar? (kanola ya??, tavuk ya??, menhaden bal?k ya??) ile haz?rlanm?? yemlerle ticari alabal?k ye-minin etkisini 12 haftal?k yemleme periyodunda inceledikleri çal??malar?nda, denemede kullan?lan ya? kaynaklar?n?n a??rl?k kazanc?, ya?ama oran?, yem al?m?, yem ve protein de?erlendirme oranla-r?na herhangi bir etkisinin olmad???n?, ticari ala-bal?k yemi ile beslenen bal?klarda ise a??rl?k ka-zanc?n?n daha yüksek oldu?unu bildirmi?lerdir. Ticari alabal?k yemi ile beslenen bal?klar?n kas ya?lar?, ω-3 ve ω-6 ya? asitleri oranlar?, deneme yemleri ile beslenen bal?klardan daha yüksek bulunmu?, yemlerde belirledikleri 22:6 ω-3 (DHA) ve 20:4 ω-6 (ara?idonik asit) ya? asitleri-nin yüzde oranlar?n?n bal?k etlerinde ayn? ?ekilde kald???n?, ancak 20:5 ω-3 (EPA) ya? asidinin ba?lang?ç de?erlerinin kayboldu?unu bildirmi?-lerdir.
Bal?k yemlerinde kullan?lan bitkisel ya? kay-naklar?n?, özellikle bal?klar için gerekli olan ω-3 ya? asitleri ve uzun zincirli linolenik asidi (18:3 ω-3) ta??y?p ta??mad???, metabolik kullan?m ve et kalitesine bak?larak de?erlendirmek gerekmekte-dir. Bell ve ark. (2003), bal?k ya?? %66 oran?nda bitkisel ya?larla (kolza tohumu ya?? ve keten to-humu ya??) de?i?tirildi?inde, Atlantik salmon etinde ω-3 HUFA’larda önemli bir kay?p oldu-?unu kaydetmi?lerdir.
Fountoulaki ve ark. (2009), çelikba? çipura bal?klar?nda (Sparus aurata L.) dü?ük oranda ba-l?k unu kullan?larak, kontrol yemi olarak bal?k ya??, soya, kolza ve hurma ya?? ilave edilerek haz?rlanan yemlerin büyüme performans? ve ya? asit profilleri üzerine etkilerini ara?t?rd?klar? ça-l??malar?nda, hurma ya??n?n aksine soya ve kolza ya??n?n büyüme ve yem kullan?m? üzerine olum-suz etki yaratmad???n? belirtmi?lerdir. Ayr?ca, bal?k etlerinde belirlenen DHA ve ara?idonik ya? asitleri diyetlerde tespit edilen oranlar?ndan daha dü?ük bulunmu?tur. EPA oran?ndaki azalma ise DHA ve ara?idonik asit oranlar?nda tespit edilen azalmadan daha belirgin oldu?unu bildirmi?ler-dir.

Sonuç

Bal?k yemlerinde bal?k ya?? yerine kanola ya-??n?n kullan?m? üzerine yap?lan çal??malarda, ω3 ve ω6 ya? asitleri aç?s?ndan zengin olan bitkisel ya?lar?n deniz ve tatl? su türlerinde, bal?k büyü-mesini olumsuz etkilemeyecek alternatif bir ya? kayna?? oldu?unu göstermi?, kanola ya??n?n vü-cut ya? asidi miktar? bak?m?ndan tatl? su türleri için %100’e kadar deniz türleri için ise %60’a kadar bal?k ya?? ile de?i?tirilmesi ba?ar?l? ?ekilde denenmi?tir.
Bal?k yeti?tiricili?inin ana hedefi en az mas-rafla en yüksek ya?ama ve büyüme oran?n? elde etmektir. Besin maddeleri bak?m?ndan yeterli ve dengeli rasyonlarla yap?lacak besleme, bal?k üre-timini ekonomik bir hale getirecek ve bal?k yeti?-tiricili?inin geli?mesini h?zland?racakt?r. Bu du-rumda bize dü?en, doymam?? ya? asitleri yönün-den zengin bal?klar yeti?tirebilmek için en uygun ve en ucuz hammaddeyi kullanarak, bunun ba-l?klar için en uygun oranlar?n? tespit etmektir.
Kanola birim alanda di?er ya? bitkilerine k?-yasla daha yüksek oranda ürün ve ya? verirken, ya? bitkileri aras?nda en ucuza elde edilen ya?? sa?lamaktad?r. Bu bak?mdan, ?imdiye kadar de-nenmi? bitkisel ya? kaynaklar?na alternatif ola-rak, Türkiye’de son y?llarda üretimi yo?un olarak yap?lan, temini kolay ve bal?k ya??na göre daha dü?ük maliyetli kanola ya??n?n bal?k yemlerinde kullan?m?n?n art?r?lmas? ile yem maliyeti azalarak daha ekonomik bir yeti?tiricilik mümkün olacak-t?r.

Tables at a glance

Table icon Table icon Table icon Table icon Table icon
Table 1 Table 2 Table 3 Table 4 Table 5

References









































Select your language of interest to view the total content in your interested language

Viewing options

Post your comment

Share This Article

Recommended Conferences

Flyer image
journal indexing image
 

Post your comment

captcha   Reload  Can't read the image? click here to refresh